Genel

Talim Terbiye Okulda Yapılır

Ah talim, ah terbiye!

Devlet millet olarak bu iki kavramın içini bir türlü dolduramadık. Bu iki kavram o kadar önemli ki aslında hayat bu iki kavram etrafında dönmeli, okul dışındaki ilgili aktörler okula göre mesaisini ayarlamalı, ona göre kendine bir vazife çıkarmalıdır.

Malum okullarda  insan yetişiyor, bu herhangi bir işe benzemez, burada bir eksiğiniz,  bir imhalınız olursa yetiştirdiğiniz fason üretimin en az yarım asır toplumun başına bela olacağını unutmamak lazım.

O zaman idareci, öğretmen, veli ve hayatın diğer paydaşları aktif ve güncel bir yenilik eşliğinde okula sahip çıkmalıdır diye düşünüyorum.

Evet okullarda talim ve terbiye birlikte verilir ama terbiye hayatın her alanında ömür boyu insana lazımken, kişinin hem ruhunu hem bedenini ilgilendirirken, talim sadece madde hizmet etmekle sınırlı ve dünya hayatıyla ilgilidir.

Ne hikmetse okulların başarısı değerlendirilirken daha çok akademik başarı olarak ifade edilen talim ölçü alınıyor, hangi okulda ne kadar iyi insan yetişiyor meselesini pek dert edinen yok. Hatta iyi insan yetiştirme çabasında olan kimselere bir az soğuk bakanlar da oluyor.

Akademik başarı taş çatlasa öğrencilerin %20’nini ilgilendirirken Terbiye öğrencilerin %100’ünü ilgilendiriyor.

Siz, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilen, zalime zorbaya dur diyebilen, kanaat ehli mert ve merhamet sahibi insan yetiştirebilirseniz aslında asıl başarı odur kanaatimce.

O zaman tüm öğrencilerimize değerler eğitimini vereceğiz, iman, edep, marifeti hikmeti öğreteceğiz. Laiklik teraneleriyle mera otu gibi insan yetiştire yetiştire baksanıza her kafadan bir ses geliyor.

Tabi bu çalışma da okulda olur, öyleyse okulu gündemimize alacağız.

Okul Müdürüne sormak lazım, sen okulun için bir SWOT analizi yaptın mı? 1 yılda,  2 yılda ve 4 yılda bu okulu nereden nereye getireceksin?

Okulunuzun Güçlü yanları nedir? Zayıf yanları nedir? Fıratları ve Tehditleri nelerdir?

Bu kavramları değerlendirdiğiniz bir stratejik eylem planını hazırladınız mı?  Eğer cevabı “evet” ise ne ala, değilse ya maksimim iki haftada hazırlamalı ya da bir an evvel istifa dilekçesini vermelidir.  Öyle git gel yapmakla bir idarecinin okula faydalı olmasını düşünmek akıl karı değildir,  göz göre göre pasif bir müdürü okulun başında tutmak  okuldaki öğretmenlere ve öğrencilere, velilere zarardan başka bir şey değildir. “Okul müdürü kadar okuldur” ifadesi boşuna kulağa hoş gelmiyor.

Öğretmenler, özellikle edebiyat, tarih ve din kültürü öğretmenlerinin okulla ilgili ek çalışmaları var mı? yok mu? İyi irdelemek lazım.

Din kültürü dersine girip İslam’a söz ve davranışlarıyla meydan okuyan birileri varsa bir an evvel ikaz edip, ya ona vazife değiştirmek ya da cezai müeyyide uygulayıp okul ortamında uzak tutmak lazımdır.

Diğer derslerin öğretmenleri hayatın içinde ne yapıyorlar, ne ediyorlar? Bilmek lazım; adam özel kursta yüksek bir performans sergileyip okulda 40 dakikalık dersi üç beş örnekle geçiştiriyorsa onu bir vesileyle uyarmak gerek, uyarıya kulak vermiyorsa cezalandırmak lazım.

Bu şehirde yüzlerce kurs merkezi varsa binlerce de öğretmen buralarda çalışıyor yarısından fazlası da milli eğitimin öğretmenleridir.

İşte burada milli eğitimin okul üstü yönetimi il ve ilçe bürokrasisi devreye girmelidir. Öğretmen kalitesine okul müdürünün katkısı zor olur.

Velinin okula bakış açını değiştirmek lazım, bu da okul aile birliğini kağıt üzerinde iş olsun diye belirlemekten çok eğitim öğretimin bir parçası haline getirmek gerekir.

Bigbordlarda öğrenciliğin ve eğitimin değerini ön plana çıkaracak hatırlatmalar yapmak lazım.

Her dönem en az bir defa “haydi veliler okula” ya da “en son ne zaman okul gittin sayın velim!” vb. sloganlarla bir farkındalık oluşturmak lazım. Diyeceksiniz ki bu bulaş hastalığında bunlar yapılamaz, doğrudur ama biz istikbali konuşuyoruz.

Emniyet okula yeteri derecede alaka göstererek okul idaresini rahatlatacak kadar okulu sahiplenmesi, güvenliğini ağlaması lazım.

Başka bir ifade ile hayatın içinde kimin rolü ne olura olsun iki işi varsa birinin talim terbiye olması lazımdır, elzemdir, vaciptir diyorum.

Gelin elbirliği, iş birliği içinde okullarımıza sahip çıkalım, kağıt üzerinde iş ve işlevlerinizin iyi gitmesinden bir başarı elde edilmez.

Bu şehir sıradan bir şehir değil ki alel usul yönetilerek buradan bir verim, bir başarı elde edilsin.

Nokta!

Memur ve Emekli Sendikaları Konfederasyonu(MESK) Güneydoğu Bölge Başkanı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: