Genel

İstanbul Sözleşmesi Kökten İptal edilmelidir!

Hey İstanbul Sözleşmesi Hey!

*Aile birlikteliğinden çok Partner yaşama endeksli hazırlanan sözleşme,

*25 defa Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine vurgu yapan ve ömür boyu kadın erkek arasında sorun çıkarmaya zemin oluşturan sözleşme,

*Cinsel eğilim adı altında maymun iştahlı kimselerin bay bayan demeden istediği kişiyle, hayvanlar da dahil birleşme yolunu açmayı amaç edinen sözleşme,

*Babanın çocuğuna olan nasihatini dahi yerine göre suç sayan, çocuk istediği zaman aile ocağını terk edip, istediği kimselerle yaşama hakkının olduğunu savunan sözleşme,

*Aile içi yaşamla ilgili örf, adet, kültür, sözde namus ve dinden gelen hiçbir ölçüyü kabul etmeyen, bunların kökü kazılması gereken normlar olduğunu söyleyen ve bu şekilde kutsal kitabımız olan Kur’anı Kerime dahi meydan okuyan sözleşme,

*Toplumsal sıkıntılarda, kişiler arası vakalarda uzlaşma komisyonlarının tavsiye edildiği, her geçen gün hukuktaki konumunun daha güçlü hale geldiği halde, aile içi şiddet konusunda aracıları reddeden sözleşme,

*Kadının annelik vasfı gibi bir vasfını ikinci plana atıp, üç kuruş para kazanmak için kadını sokak kedisine dönüştüren kadını değerden düşüren, kadını erkekten ayırarak mutluluğunu ve dayanağını elinden alan sözleşme,

*Şiddeti; Ekonomik şiddet, Psikolojik şiddet, Cinsel şiddet ve Fiziki şiddet diye çeşitlendiren, şiddet ölçüsünün ne olup ne olmadığını belirtmeden aile içi münasebetleri baltalayan sözleşme,

*Yedi hikayesi varsa her yedisin de aileyi dağıtmaya endeksli olan İstanbul Sözleşmesini reddetmek zaten boyun borcumuzdur, üstelik bu kara lekenin İstanbul üzerinden kalması için tümden iptal edilmesi lazımdır, elzemdir, vaciptir.

Rusya lideri Putin reddetti,

Macaristan Parlamentosu reddetti,

Ermenistan halkı uygulanmasın diye imza kampanyası açmış,

Azerbeycan sözleşmeyi imzalamadı bile,

Bir biz halktan gizleyerek bu sözleşmeye şerhsiz imza verdik ve cezasını fazlasıyla çekiyoruz galiba.

Cumhurbaşkanımız bu sözleşmenin sıkıntısına işaret ederek, herkesi buna karşı bir duruş ortaya koymaya davet ettiği halde, niye bu konuda ilgili kurumlar harekete geçmiyor anlaşılır gibi değildir.

Bu sözleşmeye bağlı çıkarılan 6284 numaralı yasasının da bir ana evvel ıslah edilerek;

Kadını beyanı esastır safsatasından vazgeçilmesi,

“Ben şiddet görüyorum” diyen kadının mukaddesatı üzerine yeminin alınması, en geç 3 – 7 gün  arasında erkeğin ifadesinin alınması, bu süre içinde evden uzaklaştırılan erkeğin kalacağı yeri yoksa bu hizmete tahsis edilmiş bir yerde misafir edilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Sevgili dostlar, bu ülke bizim hepimiz bu konuda bir şeyler dile getirmeye; “doğruya doğru, yanlışa yanlış” deme mecburiyetimiz var.

Hayatın içinde rolünüz ne olursa olsun bu sıkıntılı sözleşmeye karşı bir duruş sergilemenizi ve kalkması için kalbi, kavli, ve fiili mücadele etmenizi bekliyorum.

Öyle iki tane pembe yalanla; “bu sözleşme kadın erkek eşitliğini savunuyor, aile içi şiddeti önlüyor” teraneleriyle halkın aldatılmasına müsaade edemeyiz.

Tabi sadece bu sözleşme de değil, hayatımıza sıkıntı veren, toplumsal huzurumuzu bozan tüm yasaların değişmesi için mücadele etmek vazifemizdir diye düşünüyorum.

Selam ve dua ile

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: